Hepimiz kirliliğin gezegenimiz için zararlı olduğunu biliyoruz, peki ya hormonlarınızı da bozuyorsa? Plastik atıklardan pestisitlere kadar, modern dünya vücudunuzun hassas hormonal dengesini bozabilecek gizli kimyasallarla doludur. Endokrin bozucular olarak bilinen bu maddeler her yerde bulunur ve stres seviyenizden adet döngünüze kadar her şeyi etkiler.
Çevresel kirleticilerin endokrin sisteminizi nasıl etkilediğini ve daha çevreye duyarlı bir yaşam sürerken sağlığınızı korumak için neler yapabileceğinizi birlikte inceleyelim.
Öncelikle şunu açıklayalım: Endokrin sistem nedir?
Kirlilik konusuna girmeden önce, bu blog yazısında endokrin sistem ve endokrin bozucular hakkında epeyce bahsedeceğiz; o yüzden hadi biyoloji derslerine bir geri dönüş yapalım. Endokrin sistem, temel olarak vücudunuzdaki tüm hormonlardan oluşur. Adet dönemleri ve adet öncesi sendromu (PMS) söz konusu olduğunda, hormonlarımızın sadece üreme sağlığımız için önemli olduğunu düşünmek kolaydır (ki öyledir de!), ancak hormonların işlevi bundan çok daha fazlasını kapsar. Aslında hormonlarımız, gelişimimizden sindirim sistemimize, stres seviyelerimizden kan basıncımıza kadar vücudumuzda gerçekleşen neredeyse her şeyi yönetir.
Endokrin bozucular nedir?
Adından da anlaşılabileceği gibi, endokrin bozucular endokrin sistemimizi bozan kimyasallardır! Hormonlarımızın hassas dengesini bozan her şey, sağlığımızın geri kalanını da etkileyebilir. Kanserler, doğurganlık sorunları ve bağışıklık sisteminin zayıflaması, bu bozucularla ilişkilendirilmiştir. Endişe verici bir şekilde, endokrin bozucular modern dünyamızda temizlik ürünlerinden bazı gıdalara kadar neredeyse her yerde bulunabilir. Ftalatlar ve parabenler gibi endokrin bozucu kimyasallar, bazı geleneksel adet ürünlerinde bile tespit edilmiştir. İşte bu yüzden plastik ve zararlı kimyasallar içermeyen adet bakım ürünleri üretmeye kendimizi adadık!
Hayatımızda endokrin bozuculardan (EDC’ler) tamamen kaçınmak neredeyse imkânsızdır; ancak maruziyetimizi artıran ürünleri ve yaşam tarzı seçimlerini anlamak, daha sağlıklı bir yaşam sürmenize yardımcı olabilir. İşte çevrenin, kirleticilerin ve endokrin bozucuların bizi etkileyebileceği birkaç önemli yol.
Plastiklerdeki BPA, hormonlarla bağlantılı
Lunette olarak plastiği pek sevmediğimiz hiç de şaşırtıcı değil. Sadece adet ürünleri bile her yıl su yollarımıza binlerce ton plastik salıyor ve bu da yaban hayatına zarar veriyor, hatta canluları öldürüyor. Ancak plastikten uzak durmak sadece kaplumbağaları kurtarmak için önemli değil; aynı zamanda sağlığınızı da iyileştirebilir.
En zararlı hormon bozuculardan biri, plastikleri sertleştirmek için kullanılan bir kimyasal olan bisfenol A’dır (BPA). Araştırmalar, BPA'nın östrojene çok benzer bir yapıya ve etkiye sahip olduğunu ortaya koymuştur. Bu, BPA vücudumuza girdiğinde endokrin sistemimizi karıştırdığı ve hormonlarımızı altüst edebileceği anlamına gelir. BPA'nın tam etkisine yönelik araştırmalar halen devam etmekte olsa da, mevcut bulgular bu maddenin doğurganlık sorunları, meme kanseri ve diyabet ile tiroid fonksiyon bozukluğu gibi diğer sağlık sorunlarıyla bağlantılı olabileceğini göstermektedir.
Maruz kalmanızı nasıl azaltabilirsiniz: Plastik şişeleri metal veya cam şişelerle değiştirin ve plastik ambalajlı gıdalardan kaçının – bu, mikrodalgada ısıtılabilen hazır yemekleri de tüketmemeniz anlamına gelir!
Hava Kirliliği
Hava kirliliği, özellikle kalabalık şehirlerde büyük bir sorundur. Hava kirliliğini düşündüğünüzde, muhtemelen bu havayı solumanın akciğer sağlığımız üzerindeki etkisinden endişe duyuyorsunuzdur – ve haklısınız! Ancak hava kirliliği, genellikle vücudumuzun diğer bölgeleri üzerinde de geniş kapsamlı etkilere yol açabilen endokrin bozucu kimyasallarla (EDC'ler) doludur. Kirli havanın neden olduğu hormonal bozukluklar, hem erkeklerde hem de kadınlarda doğurganlık sorunlarıyla ilişkilendirilmiştir. Araştırmalar, aşırı kirli havaya maruz kalan kişilerin sperm kalitesinde düşüş ve adet düzensizlikleri yaşama olasılığının daha yüksek olduğunu ortaya koymuştur .
Hormonların sadece üreme sağlığımızı etkilemediğini de unutmamak önemlidir. Strese verdiğimiz tepkiden de sorumludurlar – mesela o önemli iş e-postasını göndermeyi unuttuğumuzu hatırladığımızda, aniden vücudumuz adrenalinle dolup taşar! Araştırmalar, hava kirliliğine maruz kalmanın vücudumuzda büyük miktarda stres hormonu üretilmesine neden olduğunu ortaya koymuştur. Bu durum bizi oldukça stresli hissettirmekle kalmaz, aynı zamanda bu sürekli hormon akışının fiziksel etkileri de uzun vadede karaciğer ve pankreasımızda iltihaplanmaya yol açabilir.
Maruz kalma düzeyinizi nasıl azaltabilirsiniz: Yoğun trafiğin olduğu ana caddelerde ve hava kirliliğinin yoğun olduğu diğer bölgelerde geçirdiğiniz süreyi sınırlamaya çalışın. Bazen bunu önlemek mümkün olmayabilir, ancak mümkün olduğunda daha sakin arka sokakları tercih edin ve kırsal kesimde vakit geçirerek, kimyasal madde içermeyen temiz havayı içinize çekin!
Kurşun Kirliliği
Kurşun zehirlenmesi eskiden çok büyük bir sorundu, ancak daha sıkı düzenlemeler sayesinde artık bu konuda pek fazla şey duymuyoruz. Bununla birlikte, kurşuna uzun süre maruz kalmak hâlâ hormonları etkileyebilir. 2009 yılında yapılan bir araştırma, kurşunun zamanla endokrin sistemde rol oynayan hemen hemen her organda biriktiğini ortaya koydu. 2016 yılında yapılan başka bir araştırma ise, kanımızdaki kurşun düzeylerinin hem erkeklerde hem de kadınlarda luteinize edici hormon (LH) ve folikül uyarıcı hormon (FSH) gibi üreme hormonlarının düzeyleriyle bağlantılı olduğunu ortaya koydu.
Maruz kalma riskini nasıl azaltabilirsiniz: Daha önce de belirttiğimiz gibi, kurşuna maruz kalma eskisi kadar yaygın değildir, ancak yine de dikkatli olmanız gereken durumlar vardır. Kurşun, özellikle eski evlerde boyalarda ve metallerde bulunabilir; bu nedenle, kendin yap (DIY) çalışmaları yapıyorsanız, işiniz bittiğinde ellerinizi ve giysilerinizi mutlaka yıkayın!
Pestisitler
Tarımda kullanılan pestisitler, her türlü sağlık sorununa yol açabilir (organik meyve ve sebzelerin bu kadar popüler olmasının nedenlerinden biri de budur). Bazı ilginç araştırmalar , pestisitlerin – özellikle hamile kadınlarda – tiroid sorunlarıyla bağlantılı olabileceğini ortaya koymuştur . Tiroid bezi, endokrin sistemimizde gerçekten çok önemli bir rol oynar; vücudun metabolizma hızını düzenleyen hormonlar üretir ve kalp, kas ve sindirim fonksiyonlarının yanı sıra beyin ve kemik gelişimini de kontrol eder.
Düşük tiroid hormonu seviyeleri, yumurtlamayı ve adet döngümüzü de etkileyebilir. Tiroid bezinin bu kadar önemli bir görevi olduğu için, tiroid sağlığımıza özen göstermemiz ve mümkün olduğunca pestisitlerden uzak durmaya çalışmamız çok önemlidir!
Maruz kalma riskinizi nasıl azaltabilirsiniz? - Mümkün olduğunca organik gıdalar tüketmeye çalışın, meyve ve sebzeleri yemeden önce mutlaka yıkayın - hatta daha da iyisi, kendi ürünlerinizi yetiştirmeye başlayın!
Sudaki hormonlar
Hormonal dengemizi bozan sadece kimyasallar değildir. Hormonlara doğrudan maruz kalmak da sağlık sorunlarına yol açabilir. Bilim insanları, son yıllarda suyumuzda olması gerekmeyen hormonların – özellikle de östrojenin – bulunduğunu tespit etmişlerdir. Bunun büyük ölçüde doğum kontrol hapı kullananların sayısından kaynaklandığı ve bu hormonların idrar yoluyla su kaynaklarımıza karıştığı düşünülmektedir.
Teorik olarak, çoğu su filtreleme sistemi östrojeni ortadan kaldırmalıdır; ancak bu kadar büyük bir artış söz konusu olduğunda, bir kısmının filtreden sızabileceğine dair endişeler bulunmaktadır. Kirletici düzeylerdeki östrojenlerin, kadınlarda meme kanseri ve erkeklerde prostat kanseri ile bağlantısı olduğu tespit edilmiştir; bu nedenle bu konu, toplum olarak kesinlikle yakından takip etmemiz gereken bir konudur.
Yukarıdaki bilgiler kulağa ürkütücü gelebilir, ancak aynı zamanda çevreyle fark ettiğimizden çok daha fazla bağlantılı olduğumuzu da hatırlatır. Çevreye duyarlı ürünleri tercih ederek, plastik kullanımını azaltarak ve kirletici maddelere dikkat ederek sadece Dünya’yı korumakla kalmaz, aynı zamanda hormonal sağlığınızı da korursunuz.
Lunette olarak, adet bakımının güvenli, sürdürülebilir ve hormon dostu olması gerektiğine inanıyoruz. İşte bu nedenle ürünlerimizde toksinler, plastikler ve endokrin bozucular bulunmaz; çünkü vücudunuz daha iyisini hak ediyor.
Hormon dengesinin sağlandığı, çevre dostu bir yaşam sürmenin yolları hakkında daha fazla bilgi edinmek ister misiniz? Instagram’da @lunettecup hesabımızı takip edin ve sohbete katılın.
fotoğraf: Pinterest'in izniyle